Analizler

JANDARMA'YA KARŞI YÜRÜTÜLEN BİR PSİKOLOJİK HAREKÂT

...

15 Temmuz 2016 darbe girişimi esnasında silahlı kuvvetler üniforması giyen terör ve casusluk şebekesi FETÖ mensuplarının ilk hedeflerinden birisi Jandarma Karargâhı olmuştu. Jandarma genel kolluk olmasının yanı sıra, ağır silahlara sahip olan ve hassas noktalarında korumasını üstlenen özel nosyonlu ve askeri statülü birimdi. Ancak Jandarma tarihine ve kurumsal kültürüne uygun biçimde davranış göstererek darbeye iştirak etmedi ve darbecilere direndi. 2016’dan sonra başlatılan dönüşüm sürecinde ise İçişleri Bakanlığı’na tam olarak bağlanmış ve bakanlıklı uyumlu çalışarak sivil-asker ilişkilerinin dönüşümüne katkıda bulunmasının yanı sıra iç güvenlik istikrarını sağlamıştır. Son günlerde Jandarma teşkilatı ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Fetö tarafından yönetilen sosyal medya sayfaları ve internet sitelerinin hedefine alınmış ve yıpratılmaya tabi tutulmak istemiştir. Çetin’in gizliliği bulunmayan ve iş insanlarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler öncelikle gizli ve illegal olarak lanse edilmeye çalışılmış ancak bu kara propaganda tasarlayanların tam olarak amacına hizmet etmemiştir. Bunun üzerine Fetö bir başka algıyı devreye sokmuştur. 2020 yılında ihraç edilmiş ve firari durumunda bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı eski personeli tarafından yönetilen sayfalar, Çetin’i İran üzerinden hedefe koymuş ve İran’la bağlantılı sunmuşlardır:

 Deniz Kuvvetleri'nden İhraç Edilenler Tarafından Oluşturulan Sayfa 2020 yılında Jandarma'yı Hedef Göstermeye Başladı Bugünlerde ise KHK İle İhraç Edilenlerin Tamamının Suçsuz Olduğunu İşleyerek İtaatsizlik Zemini Meydana Getirmek İstemektedir





Güncel olarak ise Çetin nezdinde Jandarma’nın ‘sınır güvenliği’ görevi sebebiyle illegal faaliyetlerde bulunduğu propagandasının yanı sıra Rusya ile bağlantıları olduğu dezenformasyonu ortaya atılarak 2020 yılında başlatılan algı güncellenmiştir. Bu durumu gündeme taşıyan ise Birleşik Arap Emirlikleri tarafından fonlanan ve Türkiye karşıtı her olayda başı çeken Ahval platformu ve bu platformda sık olarak konuşmacı olarak yer alan ve ‘Rus Uzmanı’ olarak lanse edilen Kerim Has olmuştur. Kerim Has, çakma doktoraya sahip olan ve Fetö’nün Rusya imamlığını yürüten bir şahıstır. Fetö direktifiyle kısa süre önce Ermenistan vatandaşı yapılan Has, Ermenistan-Rusya hattında sözde soykırım teorisini işleyen ve bu konuda lobi çalışmaları yürüten faaliyetleriyle Türkiye karşıtı bozguncu çalışmaları sürdürmüştür.

 Ahval ve Has’ın verdiği daha sonrasında ise Fetö’nün kontrolünde olan siteler tarafından yayılan bilgiler tamamen Türkiye karşıtı psikolojik harekâttır ve gerçekliliği bulunmamaktadır. Jandarma Genel Komutanlığı, 2013 yılından itibaren sınırlardan çekilmeye başlamıştır. Türkiye’nin 2949 km’ye ulaşan kara sınırları 3947 sayılı Kanun ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın sorumluluğuna tevdi edilmiştir ve kara kuvvetleri bu görevi hudut birlikleri ve karakolları aracılığıyla yürütmektedir. Dolayısıyla Jandarma’nın kara sınırlarıyla ilgili illegal faaliyetleri yürütmesi gibi bir durum olanak dışındadır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı ise bu görevi her türlü şaibeden uzak biçimde Türk askerinin sahip olduğu manevi inanç ve görev disiplini uyarınca sürdürmektedir. Fetö’nün işlediği algının geçersiz olan bir diğer unsuru ise Jandarma Genel Komutanı’nın, Rusya ve İran ziyaretleridir. Çetin bu ziyaretleri resmi olarak gerçekleştirmiş ve Türk basınının yanı sıra Rusya ve İran basını da resmi temaslara gündeminde yer vermiştir. Rusya’nın, Türk Jandarma’sı aracılığıyla Türk güvenlik sistemi hakkında bilgi sahibi olduğu iddiası gerçek değildir çünkü Jandarma stratejik bir istihbarat birimi değildir. İç güvenlikle ilgili kriminal ve adli hususlar dışında bütün olarak milli güvenlik sistemini etkilemek gibi misyonu bulunmamaktadır. Jandarma’nın genel kolluk vazifesini perçinlemek ve milli güvenlik hususunda polis teşkilatına nazaran etkin ve yönlendirici konumunu törpüleyip normalleştirmek namında Jandarma Genel Komutanı’nın, Yüksek Askeri Şura ve Milli Güvenlik Kurulu üyelikleri bile sonlandırılmıştır. Jandarma’nın, Rus Güvenlik yapısı ve özellikle Rusya Ulusal Muhafızları üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu ve bu yapıları Türkiye’de uygulamak istedikleri iddiası Türkiye’yi anti-demokratik ülkeler sınıfında tanımlamaya yönelik bir çabanın sonucudur. Ayrıca Türk Güvenlik Sistemi’nin, Hükümet Modeli’ne göre dönüşmesi ve eksiklerin saptanmasıyla ileride kurulması düşünen birimleri engellemeye ve Rusya gibi ülkelerden ithal göstermeye dönük çabaların altyapısı şimdiden bu odaklar tarafından hazırlanmaya başlanmıştır.

Kamuoyu bu konularda duyarlı olmak suretiyle algılara kapılmamalıdır. Türkiye Algı Merkezi’de cari algıların çözümlenmesi ve karşı algıların üretilmesi konusunda gerekli çabayı göstermeye devam edecektir.

 

 

 Jandarma, Teşkilat Tarihini Yaşatıp Kurumsal Kültürünü Üst Seviyeye Çıkardıkça Küresel Lobilerin Hedefi Haline Gelmektedir

 



 

Hakkında

  • Yazar
    Genel
  • 2021-05-14 17:22:32
  • İstihbarat
  • 289

Twitter'de bizi @algimerkezi hesabını takip etmeyi unutma!

Hazırladığımız son derslerden anında haberdar olmak için twitter hesabımızı takip etmeyi unutma!


Takip Et