Analizler

KKTC BİYOGRAFİKSEL İSTİHBARAT RAPORU: YÖDAK

...

KKTC BİYOGRAFİKSEL İSTİHBARAT RAPORU: YÖDAK



Yükseköğretim Kurumları Denetleme ve Akreditasyon Kurulu-YÖDAK 1993 yılında kurulmuştur. YÖDAK, yükseköğretim planlama, kurumların çalışmalarının verimlilik takibi, yükseköğretim ile ilgili sorunların saptanması ve gerekli önlemlerin alınması, üniversitelerin öğretim elemanı gereksinimlerinin değerlendirilmesi, yeni açılacak fakülte-enstitü-program ve yüksekokulların başvurularının incelenmesi ve denetim gibi özel görevleri üstlenmiş oldukça önemli bir kuruluştur. Kuruluşun başkanvekilliğini yürüten Mehmet Hasgüler’in ise asil olarak başkanlığa getirilmek istenmesi, Türkiye Algı Merkezi tarafından takip edilmektedir.


Mehmet Hasgüler, akademik çalışmalara ilgisini çeşitli platformlarda yazılarını yayımlatarak sergilemiştir. Ancak bu platformların neredeyse tamamı Türkiye karşıtlığını içeren oluşumlardır. Örneğin doksanlı yılların sonundan itibaren Hasgüler’e köşesini açan Özgür Üniversite Forumu, Marksist Leninist çizgidedir ve vakfın önderi Fikret Başkaya’dır. Başkaya, hakkında kısa süre önce düzenlenen iddianamede terör propagandası yaptığı belirtilmiştir.


Hasgüler’in yer aldığı bir başka platform ise Tarih ve Toplum dergisi olmuştur. Dergi, Osman Kavala’nın sahibi olduğu İletişim Yayınlarınca çıkartılmıştır ve Kavala, Türkiye Cumhuriyeti resmi makamlarınca ‘Soros’un Türkiye Şubesi’ olarak belirtilmiştir.

Mehmet Hasgüler’in geçmiş yıllarda köşe yazısı/makale yazdığı gazetelerin profilleri de dikkat çekmektedir. Günümüzde FETÖ karşıtı söylemlerle KKTC’de gündeme gelmeye çalışan Hasgüler, FETÖ’nün tescilli terör ve algı mercii Zaman Gazetesi’nde periyodik olarak Kuzey Kıbrıs hakkında çeşitli yazılar kaleme almıştır. Hasgüler’in FETÖ yayın organlarıyla iltisakı bununla da sınırlı değildir. FETÖ’nün prensi olarak kabul edilen, Türkiye karşıtı tutumlarıyla tanınan yazar Elif Şafak ile bir dönem katalog evlilik yapan ve 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’den kaçan Eyüp Can’ın uzun müddet genel yayın yönetmenliğini sürdürdüğü Radikal Gazetesi’nde de makaleleri yayımlanmıştır. Hasgüler, Türkiye’yi defalarca kez kan dökücü olarak niteleyen ve Türk Hükümetine hakarete varacak derecede haberlere imza atan hatta bu durumdan dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının suç duyurusuna maruz kalan Afrika isimli Gazete’de de köşe yazıları yayımlatması dikkat çekici bir gelişmedir.


Hasgüler’in sicili burada bitmedi. Yazılarını yayımlattığı platformlardan bir tanesi de sosyalist entarnasyonele vurgu yapan bir dergiydi, derginin genel yayın yönetmeni ise Agos Gazetesi’ne verdiği beyanatta Türkiye’ye Siyonist-küresel lobilerin yönelttiği ithamı tekrarlamıştır.


Hasgüler’in, ‘’Kıbrıs’ta Hristofyas Nerede Duruyor’’ başlıklı makaleyi ise Niko Stelya ile beraber kaleme aldıkları ortaya çıkmıştır. Stelya, Kathimerini Gazetesi çalışanıdır. Kathimerini Gazetesi kısa bir süre önce Korona Virüs sebebiyle yayınladığı karikatürle bir skandala imza atan ve Müslüman-Türk karşıtlığı yürüten yayın organıdır.


 Hasgüler’in geçmiş yıllardaki bu akademik çabaları tesadüfle açıklanamayacak vakalardadır. Hasgüler, FETÖ’cü olduğu yüzde yüz sabit olan Zaman Gazetesi ve Radikal Gazetesinde düzenli olarak köşe yazmıştır. Bunun dışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemiyle ‘’Sorosçu’’ olan Osman Kavala’nın dergisinde de yazılar yayımlamış, Türkiye’yi itham eden sosyalist entarnasyonel vurgulu dergi, Afrika Gazetesi ve Yunan Gazetesi’yle de ortak çalışmalarda bulunmuştur.


Bir yazar yayın merciinin ideolojisi beni bağlayamaz savunmasını yapamaz çünkü yayın grupları kendilerinden olmayan kişileri zaten içlerinden barındırmaz hele ki çok önemli bir statü olan köşe yazarlığı yaptırmazlar.


Hasgüler’in köşe yazılarını derlediği ve kitap olarak yayımladığı çalışmalarda görüşü hakkında bilgi sahibi olmaya yardım etmektedir. Hasgüler, defalarca kez KKTC kurucu Cumhurbaşkanı ve Kıbrıs Türklüğünün simge isimlerinden Denktaş’ın tasfiye edilmesini savunmuş, bütünlüğü bozduğunu ileri sürerek aslında emperyalizme karşı savaşmadığını belirtmiştir.



Türkiye’nin, huzur ve barış operasyonu olan 1974 Kıbrıs çıkarmasından itibaren tarihsel dönemi ‘Ganimet Dönemleri’ olarak adlandırmakla birlikte şimdilerde kendisini destekleyen bazı Ulusal Birlik Partili çevrelere ihanet edercesine UBP’yi 'Kıbrıs Türkünü Dilenci Konumuna Sokan’ olarak nitelemiştir.


Hasgüler, Türkiye’nin Milli Bayramları ve Milli Eğitim müfredatıyla da sorunu olan bir kişidir ancak bunu akademik kılıfa uydurarak gerekçe üretme algısında bulunmayı ihmal etmemiştir:



Türkiye’de ki güncel tartışmalardan birisi HDP’nin terörle ilişkisi ve kapatılma olasılığıdır. Hasgüler, yakın siyasi tarihte Türkiye’de ki siyasi partilerin seçim beyannamelerini inceleyerek HDP’nin öncülü olan DTP’yi cesurlukla anarak övmüş ve Birleşik Kıbrıs’ı desteklediğini ortaya koymuştur. Birleşik Kıbrıs projesi, Türkiye’nin, Mavi Vatan doktrinine aykırıdır, Türk Milli Güvenlik sistemi tarafından kabul edilmemekle, Türkiye’nin geleceğine yönelik büyük bir tehdit olarak işlenmektedir. Hasgüler’in zihniyeti, Türk Deniz Kuvvetleri ve Türk İstihbaratı ile uyuşmamaktadır.




KKTC’DE YENİ SİYASETİN ATAMALARA YANSIMASI VE TÜRKİYE İLE AÇILAN MAKAS



5Gvirusnews isimli platform tarafından işlenen bilgi dosyası, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde DNA veri hırsızlığı gerçekleştirildiğini ortaya koymuştur. Gelişen ulusal güvenlik standartlarına göre tıbbi veriler ve tıbbi güvenlik, askeri güvenlik kadar önem ihtiva eden bir konuma yükselmiştir. KKTC’de tıbbi deney ve tıbbi güvenlik ihlaline yol açan baş sorumlu olarak gösterilen Jale Refik Rogers ise Tatar ailesiyle oldukça yakın bir simadır. AB projeleri konusunda Tatar’lara danışmanlık yapacak kadar yakındır. Kuzey Kıbrıs’ta sağlık veri ihlalleri gündemdeyken 20 Şubat tarihinde aşı aksaması gerekçesiyle sağlık bakanı Ali Pilli görevden alınarak yerine Ünal Üstel getirilmiştir. Ancak bu gerekçe atamanın görünen yüzünü oluşturmaktadır. Arka planında yatan gerekçe ise Yakın Doğu Üniversitesi kurucu Rektörü Suat İrfan Günsel, DNA talanında rol oynatan Jale Rogers ve Tatar ailesinin sağlık bakanlığı üzerinden pcr ticareti gerçekleştirmesidir.

Kurulan ortaklıklar ve kendi işledikleri temayı, Türkiye’nin milli güvenlik stratejilerinin önüne geçirerek atama yapanlar, bu durumu Hasgüler’i YÖDAK Başkanı yaparak devam ettirmek istemektedirler. Bu atamada ise Sibel Tatar’ın oldukça etkin olduğu konuşulmaktadır.

Sibel Tatar, Türk İstihbarat ve Güvenlik makamlarının raporlarında ‘Kuzey’in Rahşan’ı’ olarak anılmaktadır. Bu etikete hiçbir resmi görevi olmamasına rağmen bütün resmi görev ve atamalarda söz sahibi olmak istemesinden dolayı sahip olmuştur.

Türkiye Algı Merkezi tarafından terör örgütleri FETÖ ve PKK’ya yakın veya bire bir ortak olan mercilerin yayın kurullarında görev yapan Hasgüler’in hangi mevkiiye atanacağı takip edilecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 10 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirdiği açıklamayla KKTC’nin modern devlet haline getirilmesinin bizzat Türkiye tarafından yönetileceğini açıklamıştır ve bu aynı zamanda bürokrasiyi de kapsamaktadır. KKTC yöneticilerinin, Türkiye’nin milli güvenlik hassasiyetlerini ve beklentilerini zedeleyebilecek atama kararları Türkiye’nin müdahil olabileceği yeni bir süreci doğurabilecektir.






Hakkında

  • Yazar
    Genel
  • 2021-03-10 15:13:37
  • İstihbarat
  • 366

İlgili Analizler

Twitter'de bizi @algimerkezi hesabını takip etmeyi unutma!

Hazırladığımız son derslerden anında haberdar olmak için twitter hesabımızı takip etmeyi unutma!


Takip Et