Analizler

TÜRK KAMUOYUNA SUNULAN NEO-CON İÇERİKLİ PSİKOLOJİK MANİPÜLASYON: AMERİKAN CUMHURİYETÇİLERİ VE TRUMP DİNİ VE ULUSLARI SAVUNUYOR

...

3 Kasım 2020 ABD Başkanlık seçim süreci Türkiye için farklı anlamlar içermiştir. Çünkü Donald Trump, ulusalcılığın ve milliyetçiliğin simgesi olarak yorumlanmış ve yeniden başkan seçilmesi ulus devletlerin yaşayabilme atmosferinde kendilerine alan açma refleksi olarak belirtilmiştir. Bu teori küresel merciler ve ulusalcılar savaşı argümanının devamıdır. Kendisi bir ulus devlet olmayan ve elli devletin bir araya gelerek oluşturdukları Amerika Birleşik Devletleri’nin ulusalcılığın, Neo-Con ve Evanjelis ittifakının siyasi mercii Cumhuriyetçilerin ise Milliyetçi bekanın devamını sağlayacak kurtarıcılar olarak Türk kamuoyunda servis edilmeleri muazzam bir algı yönetimin parçalarıdır. Aslında Trump’ın savunduğu ne milliyetçilik ne de ulusal sınırlardır çünkü kendisi de küresel iş dünyasının bir parçasıdır. Trump usulsüzlükleri ve vergi kaçakçılığı ile yasaların kendisini yargılama ihtimâline karşı bir zırh edinmek istemiştir. Fakat bu meselenin Trump eşittir milli devletler şeklinde Türk kamuoyunda yer bulması özellikle Türk muhafazakârları ve Türk Milliyetçilerine yönelik sosyal mühendislik operasyonudur.

ABD tarihi incelendiğinde Türk kamuoyunun benzer tepkileri verdiği dönemlere rastlanmaktadır.

  1. Başkan Truman, Türk dostu hatta Müslüman olarak sunulmuştur. O dönem Truman Doktrini çerçevesinde Türkiye’nin sıcak yardım alması gündeme gelmişti ve Türkiye algıladığı tehdit icabıyla milli güvenlik yapılanmasını Batı ittifakı ekseninde şekillendirmişti. Tam bu dönemde Türk kamuoyu ve Amerikalılar arasında sıcak bağ tesis edilmek istendi.

  2. Barack Huseyin Obama’nın, ABD Başkanı seçilmesiyle Obama’nın Müslüman olduğu algısı servis edilmiştir. Ancak ABD, Obama döneminde Ortadoğu yayılmacılığını devam ettirmiştir.

Fakat bu iki örnekte Türkiye’ye yönelik propaganda Trump döneminde ki gibi yoğun ve yüksek seviyeli olmamıştı. Trump’ın aile ve geleneklerin devamını simgeleyen bir figür olmasından ‘’Diren Trump’’ gibi etiketler eşliğinde sosyal medya bot hesapları aracılığıyla eşsiz bir dezenformasyon savaşına şahit olunmuştur.

Bu durumun ulusalcılıkla ilgisi bulunmamakla birlikte orta vadede yakınlaşan ABD-Çin savaşına yönelik ittifakların oluşum evresi olarak yorumlanması daha isabetli olacaktır.

Ayrıca Amerikan siyasetinde kuvvetli bir damarın Ortadoğu merkezli dinler savaşına hevesli oldukları gerçeği ile Türkiye’de yükseltilen Amerikan Cumhuriyetçi Partiperverliği aynı koordinatlara denk düşmektedir.1

Türk yurtseverliği ve Türk Milliyetçiliği, Amerikan Cumhuriyetçiliğinin ya da Trumpizmin sömürgesi ya da uzantısı haline getirilmemelidir. Milliyetçilikler doğaları gereği ulusal ideolojilerdir ve bir ülkenin milliyetçiliğinin, diğer ülkenin milliyetçiliği ile ittifak kurması beklenemez. Amerikan Evanjelis Neo Con Redneckçi bakış açıları Türk siyasetini ve Türk zihinlerini yeniden koloni haline getirmek isteyen psikolojik stratejilerdir.

1 Bu noktada bazı Türk Milliyetçilerinin, ‘’Türkiye’de Cumhuriyetçiyiz, Amerika’da Cumhuriyetçiyiz’’ ifadeleri mizahi bir içerik barındırsa da zihin dünyasının hazin vaziyetini ispatlamaktadır.



Hakkında

  • Yazar
    Genel
  • 2020-12-15 13:09:29
  • Dış Politika
  • 217

Twitter'de bizi @algimerkezi hesabını takip etmeyi unutma!

Hazırladığımız son derslerden anında haberdar olmak için twitter hesabımızı takip etmeyi unutma!


Takip Et